Hakkında yazılanların tamamına "sonsuz karelerde bir çığlık: mesut uçakan" adlı kitaptan ulaşabilirsiniz.
Parmaklarının ucundaki galaksileri görüyor musun?
Ömer Çakkal (Yeni Şafak, 12 Kasım 2007)
Her ne anlatırsan ve nasıl anlatırsan anlat, sinemamızda iyi ki varsın Mesut Ağabey… Bizler, her şeyden önce senin o tartışılmaz samimiyetine, hak bildiğin yolda dikleşmeden, ama dik durarak yaptığın inatçı yürüyüşe vurulmuşuz.
» tamamı
İslami Matrix Geliyor
Hakan Aygün (Bugün, 21 ekim 2007)
Uçakan, ne yapsa güzel olur! Onun yaratıcılığındaki güzellik, kendi iç dünyasındaki güzelllikten gelir!
» tamamı
Gençlik Geride Kaldı...
Abdurrahman Şen (Orta Doğu, 3 Ocak 1994)
Her sanatçıda olduğu gibi subjektif değerlendirmelerden Uçakan’dan da fazlasıyla nasibini almıştır? Ama asla yılgınlık göstermeyerek ayakta kalabilmiş bu günlere gelebilmiştir. (…) “Yıllardır "yok" sayılan Mesut Uçakan'ın bugüne kadar sinema dünyasında, Yeşilçam sokaklarında, sabırla ve inançla sürdürdüğü mücadelesinin büyük anlamı vardır. Ve bu mücadele gerçekten takdire şayan bir mücadeledir.
» tamamı
‘İSLAMÎ KESİM’ KADIN: ANNE YA DA LEYLA
Nihal B. Karaca (Zaman, 1 Eylül 2005)
Mesut Uçakan, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın değerleri ile sinema arasında bir ilişki kurmaya çalışan, Sonsuzkare adlı sinema dergisini büyük özverilerle çıkaran ve halis niyetinden şüphe etmeyeceğimiz bir isim.
» tamamı
Ustalığını kanıtlamış
Yücel Çakmaklı (Zaman, 4 Kasım 2007)
Türk Sineması’nın en özgün filmlerinden birine (Anka Kuşu) imza atmış Mesut Uçakan. Çok güzel buldum. Her şeye layık. Sinemamızda yeni bir çığır diyebilirim.
» tamamı
Anka Kuşu için ne dediler?
Ertuğrul Günay (Zaman, 4 Kasım 2007)
(Anka Kuşu) insanın iç dünyasına yönelik, felsefi tarafı ağır basan bir film. Evrendeki en güçlü duygu aşk karşısında çaresiz kalan insanın sorununun nasıl çözüleceğini gösteriyor. İlginç bir çalışma olmuş.
» tamamı
Anka Kuşu Ötünce Gerçeklik Hakikate İnkılap Eder..!
Nihat Nasır (Gerçek Hayat, 16 kasım 2007)
Mesut Uçakan, filmin (Anka Kuşu) kahramanına çağdaş bir mecnun rolü biçmiş ve onun üzerinden zahiri aşk eleştirisi yaparak hakiki aşka açılan kapıyı zorlamış... Bana göre bunda bir hayli de başarılı olmuş açıkçası.
» tamamı
Küçük Kutuda Gizlenen Hazine
Bünyamin Yılmaz (Milli Gazete, 10 Kasım 2007)
Mesut Uçakan’ın Anka Kuşu’ndaki önemli karakteri Selman’ın mesleğinin yönetmenlik olması, hiç kuşkusuz Uçakan’ın asıl mesajları kendisine verdiğini gösteriyor. Filmi dikkate değer kılan da bu. Uçakan aslında bu filmde kendisiyle konuşuyor. (…) Anka Kuşu, şartların zorluğuna, imkansızlıklara inat çekilmiş, eli yüzü düzgün, ne dediğini bilen bir film. Bu film sizi pişman etmez, göz yaşlarınıza da yazık olmaz.
» tamamı
Film Değil Vaaz!
Alin Taşçıyan (Milliyet, 10. Kasım. 2007)
"Anka Kuşu". (…) tasavvuf dersi veriyor. Film değil vaaz sanki. Vaaz dinlemek istersek bir dinî lideri tekdüze biçimde yorumlayan bir oyuncunun kısa, kopuk repliklerini dinlemektense bir dergaha gider ya da bir CD alıp dinleriz. Ama film izlemek için sinemaya gittiğimizde, mantıklı bir senaryo, düzeyli bir oyunculuk, dengeli bir müzik kullanımı beklemek hakkımız.
» tamamı
Reis Bey Müthişti
Taha Kıvanç (Zaman, 4 şubat 1991)
Shakespeare çizgisinde yazılmış bir tiyatro eseri olan Reis Bey'i, ister istemez kırpılacağı sinema diliyle yeniden ifade ederken, diyalogları çok ustaca kurgulanmış. Ortaya çıkan sonuç oldukça çarpıcı... Müthiş... Film ve konusu gerçekten "mükemmel" mi idi? (….) Uçakan'ı ve filme emeği geçen herkesi tebrik ederim.
» tamamı
REİS BEY
Ahmet Kabaklı (Türkiye Gazetesi, 1988)
Reis Bey”i, Necip Fazıl’a yeniden hayranlıkla seyrettik. (……) sinemanın bir fikir piyesindeki derinliği vermesi ne kadar zor olsa da Uçakan ve arkadaşları, kameranın konuştuğu her dili kullanarak, Necip Fazıl’ın insan cemiyetine yönelen röntgen bakışını perdeye yansıtabilmişler.
» tamamı
Reis Bey
Mehmet Kısakürek (Türkiye Gazetesi, 1989)
Üstad’ın eserlerini ancak Mesut Uçakan çekebilirdi. Reis Bey genelde başarılıdır. Eser beni tatmin etmiştir.
» tamamı
TÜRBANLILAR BU FİLME ÇOK AĞLIYOR
Işıl Özgentürk (Cumhuriyet, 24 Aralık 1990)
Senaryo öyle¬sine akıl ve mantık dışı ve her şey öylesine birbirine karıştırıl¬mış ki filmin (Yalnız Değilsiniz) amacına ulaşıp ulaşmadığı bir soru işareti. (……) böylesine bir kavram karışık¬lığına sahip filmin seyircisi de tıpkı kavramların birbirine ka¬rıştığı Türkiye gibi çok renkli.
» tamamı
Anne ya da Leyla: Ya da travma!
M. Nedim Hazar (Aksiyon, yıl 13 sayı 672)
“Anne Ya Da Leyla”, yönetmenin kişisel menkıbesinin vardığı noktadır…‘zirve’ denemez şüphesiz, hatasız ya da kusursuz değildir ancak, varılmış bir noktadır, serencam esnasında gezilen sahillerden heybeye doldurulan taşların sonuncusudur. (…..) Yönetmen Uçakan da, diğer filmlerinde zaman zaman kullandığı ‘geri dönüş’ tekniğini neredeyse filmin tamamına bir ‘dil’ olarak oturtuyor. Ve bunu ustaca yapmayı başarıyor. Filmin en alkışa ve kayda değer kısmı burası. Ya sonrası? Sonrası biraz kekremsi, biraz buruk hatta… dengelenmesi tutturulamayan karakterler, zehirlenme tehlikesi geçirtecek kadar fazla sosyal yara ve mesaj, dalından koparılmış, olgunlaşmamış oyunculuklar…(……) müziği, anlatım diliyle Uçakan sinemasında üst sıralarda yer alması gereken, senaryo eksikliği ve tökezlemeleri, vasatı aşamayan oyunculuğuyla da insanı üzen bir film var karşımızda.
» tamamı
Ne Anne ne de Leyla
Fadime Özkan (Yeni Şafak, 6 Mayıs 2006)
Perdede seyrettiğim 'şey'in bir 'sinema filmi' olduğundan emin değilim. Anne Ya da Leyla, bunca zamandır sinema yapan, iyi ve cesur filmlere de imza atan, Sonsuzkare adında çok beğendiğim bir sinema dergisi çıkaran ve on yıllık suskunluğun ardından sinemaya dönen yönetmen başta olmak üzere kimse kırılmasın.
» tamamı
Kıvamını tam bulamamış bir hikâye
Ali Murat Güven (Yeni Şafak, 5 Mayıs 2006)
Mesut Uçakan'ın son filmi (Anne Ya Da Leyla), zaman zaman beyazperdeye yansıyan bazı biçimsel güzellikleri haricinde, beni ve benim gibi daha pek çoklarının sinemasal beklentilerini tam olarak karşılamaktan biraz uzak kaldı. (…) benim iç burukluğum daha ziyade öykünün işleniş biçiminden yana. Senaryo, kurgu ve çekim aşamasında üzerinde belki biraz daha titizlikle çalışılsaydı, oyuncu tercihinde daha bir seçici davranılsaydı, ortaya gönül tellerimizi çok daha yoğun titretecek bir eser çıkabilirdi.
» tamamı
İslami sinemacılar fırsatları birer birer tepiyor
Atilla Dorsay (Sabah, 1 Haziran 2006)
Yıllanmış ideolog ve yönetmenlerden Mesut Uçakan da yeni filmiyle (Anne Ya da Leyla) tüm beklentileri boşa çıkarıyor. Hem de tartışmasız biçimde... (….) Bu Fuzuli'den olduğu kadar Borges'den de esinlenmiş olabilecek hikâye, ne yazık ki aynı güzellikte bir filme yol açmıyor. Uçakan, kimi kent çekimlerinde belli bir beceri gösterse de, başarısı bununla sınırlı kalıyor. Ne hikâyedeki düşünsel tabanı işliyor, ne olaylara belli bir doğulu mistik katabiliyor, ne görünürdekinin ardındaki gizeme erişebiliyor. Oldukça kötü oyuncularla ve daha da önemlisi, son derece sıradan diyaloglarla hiçbir yere varılamıyor.
» tamamı
MÜSLÜMAN OLAYIM DERKEN
Halit Refiğ (Milliyet, 7 nisan 1979)
“Lanet” filmini seyretmeye merakla gittim. Filmi yapan Mesut Uçakan’ın “Türk Sineması’nda İdeoloji” adlı ilgi çekici bir kitabı var. Bu kitabın özelliği, benim bildiğim kadarınca, sinemaya İslamcı bir ideolojik yaklaşım getirme çabasında bulunan tek eser oluşu. (……….) Baştan söyleyeyim ki Mesut Uçakan’ın filmi, kitabı gibi iyi derlenip toparlanamamış. “Lanet” ideolojik iddiasına rağmen televizyonumuzda örneklerini çok sık gördüğümüz acemice yapılmış sözde devrimci filmlerin çarpıcı olma çabalarını hatırlatan, tekniği çok zayıf ve dağınık bir film.”
» tamamı
KAVANOZDAKİ ADAM’A AFERİN
Gürbüz Azak (Türkiye / 29.10.1994)
Televizyonda son beş yılın en güzel dizilerinden biri başladı: Kavanozdaki Adam... Şaşırdık, sevindik, iftihar ettik... Al, işte bir film böyle olur... Bir Türk rejisörü böyle olur.. Çekim budur. Gölge ışık böyle kullanılır. Plan böyle sunulur. Ellerin dert görmesin Uçakan.
» tamamı
KELEBEKLER SONSUZA UÇAR
Hasan Aksay (Vakit, 29 Kasım 1993)
Mesut Uçakan, kelebek kanatları kadar zarif sanatsal ifade gücünü, bir sondaj makinesinin ucundaki kayaları oyan elmas kadar sert ve keskin bir biçimde kullanarak, tarihin derinliklerinde kalmış bir hadiseye inmiştir. Yetmiş yıllık bir zaman katmanını delmiştir. Yunan heykeli çıkarmaya memur arkeoloji kazıcılarından çok daha dikkatli bir şekilde temeldeki tarih kesitimizi gösteren ruh ve manayı, bütünlüğünden ve çizgilerinden hiçbir şey kaybetmeden ortaya çıkarmıştır.
» tamamı
ATATÜRK DEVRİMLERİNE KARŞI OLMAK
Atilla Dorsay (Antrakt dergisi, 3. Kasım. 1993)
Yalnızca yönetmen Mesut Uçakan’ın kariyerini, ilk filmi “ Lanet”den beri düşünüyorum da, bu filmde (Kelebekler Sonsuza Uçar) ulaştığı anlatım rahatlığı ve düzeyi bile bana şaşırtıcı geliyor...(………)
» tamamı
BİR FİLME İKİ YAKLAŞIM
Taha Kıvanç (Zaman, 28 ocak 1994)
“Kelebekler Sonsuza Uçar”, Mesut Uçakan’ın filmografisinde bir dönüm noktası... Çok başarılı…” (……….) Çok etkileyici. Özellikle bugünden geçmişe, geçmişten bugüne geçişler çok ustaca. Tiplere uygun bir oyuncu kadrosu seçilmiş ve hepsi fevkalâde yönetilmiş. Hatta konunun nezaketi ve yönetmenin duyarlılığı göz önünde tutulursa, aşırılığa kaçılabilecek sahnelerde bile, inandırıcılığı zedelememek için duygusallıktan kaçınılmış... (..) Çok isabetli olarak, tahrik etme yerine düşündürmeyi tercih etmiş...
» tamamı
İSKİLİPLİ ATIF HOCA VEYA KELEBEKLER SONSUZA UÇAR
Hekimoğlu İsmail (Zaman, 3. Kasım.1993)
Film çok çok başarılıydı, bize Amerikan, Rus, Fransız rejisörlerini aratmadı, kaldı ki onların arkasında devlet var. Mesut Uçakan, bu eseriyle, (Kelebekler Sonsuza Uçar) sinema dünyamıza seviye kazandırdı. Tebrik ederim!
» tamamı
KELEBEKLER SONSUZA UÇAR
Mustafa Kutlu (Zaman, 10 Aralık 1993)
Kelebekler Sonsuza Uçar filmi, Mesut Uçakan için bir aşama, cesur bir adım.
» tamamı
Gerçekçi ve Güncel Bir Film: Sonsuza Yürümek
Mustafa Topaloğlu (Milli Gazete, 11 ocak 1994)
“İskilipli Atıf Hoca” projesiyle mesleğinin en verimli çağına gelen “ Mesut Uçakan”, kendini bir kere daha ispatlamıştır.
» tamamı
İSLAMÎ SİNEMA GÖZ KIRPIYOR
Tunca Arslan (Aydınlık, 17 aralık 1993)
Mesut Uçakan “zinhar! Ben İslâmî sinema yapmıyorum. Böyle bir iddia söz konusu olamaz.” demiş olsa da “ İslâmî sinema” olarak kabul edeceğim yönelim içinde önemli bir dönüm noktasına, kilometre taşına karşılık geliyor…(….)
» tamamı
Affına sığınarak Atıf Hoca
Bedir Acar (Milli gazete, 9 Aralık 1993)
İlk filminden bu yana sürekli kendini yenilemesini bilen, kat ettiği mesafenin altını çizercesine seyirciyi kucaklayan, rahat bir anlatımın inceliklerini, doğalı yakalayabilen, abartıdan, iğretiden, fersah fersah uzak, etkileyici bir yönetmen var karşımızda. Mesut Uçakan, sinema kuramını enikonu kavramış, bazen bir mısrada sinirleri zorlayan duygusal gerilimi, bazen bir oyuncunun mimiğini, bir portrenin alın çizgilerini dil olarak kullanabilen, duyarlı bir yönetmen.
» tamamı
“MÜSLÜMANLAR, SİNEMANIZA SAHİP ÇIKIN”
Afet Ilgaz (Nehir dergisi, Ocak 1994)
Uçakan, iyi bir sinema anlatımı oluşturmuş. Oyuncuları¬nı çok iyi kullanıyor. (…) Mesut Uçakan bence bu filmiyle genç yaşına rağmen olgunluk dönemine girmiştir. (…..)Türk sinemasının kuramını yapmaya çalışıyor Uçakan. Tüccar değil, aydın bir sinemacı.
» tamamı
Mesut Uçakan Sinema Filmleri
Hüseyin Öztürk (Vakit, 28 Temmuz 2008)
Mesut Uçakan sinemada bir "duruşun" adıdır. Fikir ve estetik planda 30 küsur yıldır verdiği saf temiz bir mücadele ile büyük kitleleri etkilemiş, eserleriyle büyük yankılar uyandırmış, her türlü olumsuz şartlara direnen ender sanat adamlarından biridir.
» tamamı