SIKI TUT ELLERİMİ
(ŞİİR) 1993
Mesut Uçakan’ın çalışmalarını takip edenler ve onu tanıyanlar, onun
şiirle ünsiyetini bilirler. O, sinemadan bahsederken bile söz dönüp
dolaşıp şiire gelir. Sinemayı, ‘kamerayla şiir yazmak’ olarak görür.
Fakat bu sadece, şiirin tüm sanatların özünde varolduğu gibi bir poetik
düşünceden kaynaklanmıyor. Uçakan biyografisinde sinemadan önce şiir yer
alıyor. İstanbul’a adımını attığı an, “büyük bir şair olmaya” adım atmış
sayıyordu kendini Uçakan.
Şairliği, yönetmenliğinden zaman olarak önce gelse de kitabı
filmlerinden oldukça sonra çıktı; 1993 yılında. Kitabın girişinde,
şiirle uğraşmış olmasının sinemada estetik doğruları yakalamasında çok
büyük yeri olduğunu söyleyen Uçakan, devamında da sanat algısının
dolayısıyla şiirinin ipuçları veriyor: “Benim aradığım ve sözünü ettiğim
başka bir şiir. Daha derinlerde...” Fiziğin ötesindeki sırların,
ahengin, bestenin ve aşkın arayışında olduğunu belirtmesi, metafizik bir
damardan ilerlediğini anlamamızı sağlıyor.
1965 -1982 yılları arasındaki şiirlerden oluşan kitabın biri, 1991
diğeri de kitabın kapanış şiiri olan 1992 tarihli iki istisnası var.
Şiirlere baktığımızda, yetmişli yıllara kadar olanlarının nispeten daha
naif, biraz ‘ilk ürünler’ olma vasfını haiz olduklarını görüyoruz. Biçim
olarak da bu dönem şiirlerinde dörtlükler çoğunlukta ve heceyle
yazılmış. Üslup ve içerikte yer yer Necip Fazıl etkisinin olması da
sanırım doğal bir durum. Yetmişlerin sonlarına doğru, serbest şiirler
arttığı gibi, konu ve üslup olarak da Uçakan’ın kendi sesini bulmaya
başladığını söyleyebiliriz. Özellikle, Afganistan başta olmak üzere
müslüman coğrafyanın dramını yansıttığı şiirleri, sinemasında da bir
damar olarak bulunan ‘müslüman duyarlılığı’ noktasında dikkat çekiyor.
Kitabın bir diğer özelliği de Uçakan’ın bazı şiir ve mısralarından
hareketle Mehmet Aykıl’ın illüstrasyonlarıyla zenginleştirilmesi.
« Geri Dön