TÜRK SİNEMASINDA İDEOLOJİ
(İNCELEME) 1977
Mesut Uçakan’ın ilk kitabı olan “Türk Sinemasında İdeoloji”, 1977’de
yayınlandı. Uçakan, önsözünde bu kitabın iki amaçla yazıldığını
belirtiyor: “Bir, şimdiye dek hiç kimsenin dokunamadığı bu gerekliliği
ortadan silmek; iki, başıboş sinemacılarımıza toplumsal sorumluluklarını
az da olsa farkettirebilmek için...” Genç bir sinema yazarı için oldukça
iddialı bir hedef ortaya koyan Uçakan’ı, kitabın ilk olması konusunda
yönetmen Halit Refiğ de doğruluyor. 1979’da Uçakan’ın “Lanet” isimli
filmi üzerine yazdığı ve bu kitapta da yer alan yazısında “Lanet”i
eleştirirken, “Türk Sinemasında İdeoloji”nin alanında tek eser olduğunu
belirterek filmi kitapla kıyaslıyor ve kitabın filme nazaran daha derli
toplu olduğunu söylüyor.
Uçakan, kitabın girişinde ülkenin siyasi ve toplumsal yapısının ve bunun
sinemaya yansımasının genel bir çerçevesini çiziyor. Ardından,
“Toplumsal Gerçekçilik”, “Ulusal Sinema”, “Devrimci Sinema” ve bağımsız
yönetmenler üzerine değerlendirmeler yapıyor ve fikrî yapıları hakkında
eleştiriler getiriyor. Nihayet, kitabın son bölümünde “Milli Sinema”
bahsini açıyor. Bu bölümde de, önce İslam'ın ahlakî ve toplumsal
çerçevesini belirliyor, bu prensiplerin sinemada ya da sinema yaparken
neye, nasıl tekabül ettiği ya da etmesi gerektiği konusuna giriyor.
Sinemanın, diğer sanatlara göre daha katmanlı ve dolayısıyla bazı İslamî
prensipler noktasında handikaplar içermesi sebebiyle sinema
enstürümanlarının ya da sinemayı oluşturan unsurların kullanılış biçimi
gibi dışsal ve yapısal sorunlar yanında bizzat sinema sanatının bu dünya
görüşü çerçevesinde nasıl bir misyon üslenmesi gerektiği, bu sanatın
amacının ne olması gerektiği gibi, estetik ve felsefi konular işleniyor.
Mesut Uçakan’ın sinema anlayışını ve hatta ( kitabın ek bölümünde de yer
alan Akın Grup Bildirisi’nde Uçakan’ın da imzası olduğunu kabul edersek
) manifestosunu ortaya koyan bu son bölüm, Yeşilçam ve Türk
sinemasındaki diğer fraksiyon ve akımların değerlendirmelerini ve
eleştirilerini içeren diğer bölümlerin ardından, ortaya koyduğu iddiası
ve üslübü itibariyle yeni bir sinema dilini, yeni bir soluk getirme ve
çığır açma azmini sergiliyor.
« Geri Dön